Emzirme

Anne sütüyle ilgili bilmeniz gereken 7 şey

 

Anne sütü bebeğiniz için mucizevi bir ilaç gibi. Onun sadece beslenmesine değil, vücudu açısından pek çok şeye yardımcı.

 

Evet, artık anne sütünün yararı hakkında herkes hemfikir. Mümkün olduğunca bebeği emzirmenin onun geleceği için bile önemli olduğu tıbbi olarak da ispatlanmış durumda. Ayrıca mama gibi hazırlama derdi olmadığı için pratikliği de annelere zaman açısından  büyük kolaylık sağlıyor. Peki başka anne sütünün hem bebeğiniz hem sizin için ne gibi özellikleri olduğunu biliyor musunuz?

 

 

  1. Anne sütü bebeğinizin şişmanlamasını önler: Anne sütü alan bebeklerin kilo sorunu olmadığı görülmüştür. Hatta ilerki yıllarda da obesite gibi şişmanlık sorunları da yaşamıyorlar. Çünkü anne sütünün içindeki “adiponektin” adlı protein vücudun metabolizmasının düzenlenmesinde etkili oluyor. Adiponektin vücudun şekeri ve kolesterolü nasıl kullanacağını dengeleyen bir enzim. Böylece çocuk yetişkin olduğunda bile şişman olmuyor. Yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskinin de anne sütü alan çocuklarda daha az rastlandığı görülmüş. Hatta  Anne sütü yağ açısından çok yüklü olmamakla birlikte protein açısından çok güçlü.Ayrıca anne sütü emen bebekler, emdikleri süre içinde ishal ve kabızlık gibi sıkıntıları da pek yaşamazlar.
  2. Anne sütü yediklerinizden etkilenir: Ama ne şekilde? Eğer çok acı ya da baharatlı yerseniz bu tat sütünüze de biraz geçer. Yapılan araştırmalar soğan, havuç, sarımsak gibi kuvvetli ve keskin tatların anne sütüne de geçtiğini gösteriyor. Dolayısı ile annenin tükettiği yiyeceklerin bir etkisi olduğu kaçınılmaz. Ama bunun bebeklere bir rahatsızlığı olup olmadığı bebekten bebeğe değişir. Mesela bazı bebekler bu tattan hoşlanabilir. Örneğin soğanı sevebilir. O zaman da soğanlı yemenin anne için hiçbir sakıncası olmaz. Yine de yediğiniz bir yemekten bir süre sonraki emzirmede bebeğiniz farklı bir tutum sergilerse bu detayı göz önünde bulundurabilirsiniz. Ayrıca bebeklerin ilk 4 ay içinde ilk denedikleri tatlarla araları iyi oluyor! Kısacacı mesela baharat çok seven ve emzirirken de tüketen biri iseniz bebeğinizin ileride Hint yemeklerine düşkün olmasına şaşırmamalısınız.
  3. Anne sütü bir bebeğin gelişimi için ihtiyacı olan her şeye sahiptir: Evet ne de olsa sütünüz marketten alınmış ve işlenmiş inek sütleri gibi değil. Anne sütü K ve D vitaminleri açısından ilk 6 ayda bebeğin tüm gereksimini karşılayacak düzeydedir. Ama yine de doktorunuz ekstra D vitamini takviyesinde bulunmanızı önerebilir ki onu dinlemelisiniz. Çünkü cilt rengi bile D vitamini ihtiyacı için bir etkendir. Anne sütünün içeriği sabit değildir. Başta gelen kolostrum  özellikle protein, mineral ve vitamin bakımından zengindir. Bu proteinler vücudu hastalıklara karşı koruyan antikorlar ve bağırsak epitelinin direncini arttırıcı maddeler içerir. Daha sonraki geçiş sütünde protein miktarı azalırken laktoz, yağ ve toplam kalori miktarı artar. Anne sütünde sodyumdan iyota, vitaminden karbonhidrata kadar gereken her şey bulunmaktadır.
  4. Anne sütü bebeğinizin konuşma gelişimini etkiler: Çocukların geç konuşmasının sebeplerinin başında pek çok farklı sebep gelir ve tabii ki çok daha önemli sebepler vardır. Ama ilk 7 ay anne sütü alan bebeklerin diğerlerine nazaran biraz daha fazla konuşmaya ve kelimelere eğilimli olduğu görülmüş. Ayrıca ilk 6 ay anne sütü emen çocukların IQ’lerinin 3-5 puan arttığı kabul ediliyor. Hatta bu durumda anne sütü alan prematüre bebeklerin şansı daha da yüksek!
  5. Anne sütü antidepresanlardan etkilenmez: Normal zamanlarda sakinleştirici kullanmayan biri olabilirsiniz. Ama loğusa depresyonu ile karşı karşıya kaldığınızda dengeler biraz değişebilir. Doktorunuz size yardımcı olması ile bazı ilaçlar kullanmanızı önerebilir. Ama bu bütün antidepresanlar için geçerli olmayabilir. Bu yüzden doktorunuzun önerdiği ilaçları tüketmeli, arkada önerisi ile ilaç tercih etmemelisiniz. Ayrıca moralinizi düzeltecek bir detay: Emzirmek günde 500-600 kalori harcamanızı sağlar. Bu da kilo kaybetmenizi hızlandırır.
  6. Anne sütü bebeğinizin konsantrasyonunuzu arttırır: Kısa süren dikkat toplama ve konsantrasyon çocukların en belirgin özelliklerindendir. Ama anne sütünün içindeki DHA, omega 3 yağ asidi beyin ve göz ile bağlantılıdır. Bu enzimi yüksek olan emziren annelerin çocuklarının karışık oyuncaklarla diğer çocuklara nazaran daha rahat başa çıktıkları gözlemlenmiş. Yine yapılan araştırmalarda Japon annelerinin sütü incelendiğinde diğer annelere nazaran daha yüksek oranlara saptanmış. Bu yüzden emzirirken annenin neler yediğinin önemi büyük. Balık ihmal edilmemesi gereken bir yiyecek.
  7. Anne sütü bebeğinizin ihtiyaçlarına göre değiştirir: Her annenin sütü bebeği için özeldir. Hamilelik boyunca başlayan iletişim sonucunda bebek için gerekli olan pek çok enzim anne sütü ile tamamlanır. Bebeğin bağışıklık sisteminin gelişmesi sırasında her bebeğin kendine özgü açıklıkları ya da eksiklikleri vardır. Annesinin sütü bu açıklıkların birebir kapatılmasını sağlar. Böylece daha güçlü bir bağışıklık sisteminin oluşması mümkün olur.

 Kaynak: Parents dergisi

 

Bebeğinizi doğru emzirin!

 

Anadolu Sağlık Merkezi’nden Pediatri Uzmanı Dr. Ela Tahmaz, anne sütü ile beslenmenin önemini ve bu süreçte dikkat edilmesi gerekenleri anlatıyor.

Kaynak: Parents Dergisi

 

Anne sütünün yararları

Anne sütünde bebeğiniz için gerekli besinle doğru miktar ve oranlardadır ve anne sütü ile beslenen çocuklarda başta enfeksiyon hastalıkları olmak üzere birçok hastalığın ve allerjilerin görülme sıklığı azalmakla birlikte beyin ve zeka gelişimi daha iyi olmaktadır.

 

Anne sütü ile beslenmeye hastanede başlanmalıdır

Anne sütü ile beslenme hem bebeğiniz hemde sizin için bir öğrenme sürecidir.

Göğüslerinizde zaten erken süt, diğer adıyla kolostrum mevcuttur. Bebeğiniz bu sütü, doğumdan hemen sonra almaya başlayabilir. Kolostrum onu birçok hastalıktan koruyacaktır. Hastahanemizdeki deneyimli bebek hemşireleri anne uygun olur olmaz zaman hemen emzirmeyi başlatacaklardır.

Bebeğinizi en azından her 2-3 saatte bir veya günde 8-12 kez emzirmeniz gerekir. Eğer emmek istemiyorsa bir yarım saat-1 saat sonra tekrar deneyebilirsiniz ancak ilk haftalarda 5 saatten daha uzun süre emzirmedem uyumasına izin vermeyin.

 

Bebeğinizi uyandırmak için yapabilecekleriniz şunlardır:

-      Üzerini soyun veya bezini değiştirin

-      Oturtun ve sırtını, karnını, ayaklarını nazikçe sıvazlayın

-      Yüzünü nemli bir havluyla silin

-      Bebeği teninizle temasa geçirin

 

Emzirme tekniği

Anne sütünün yapımı, annenin beslenmesinden bağımsız olarak bebeğin doğru teknik ve sık aralıklarla emzirilmesi sonucu artar. Doğru emzirme tekniğinde bebeğin anne kucağında memeyi kavraması açısından aşağıdaki noktalara dikkat edilmelidir:

-      Meme ucunuzu baş ve işaret parmağınızla yuvarlayarak daha belirgin hale getirebilirsiniz.

-      Bebeği kavramadığınız kolunuzla göğsünüzü destekleyin. Başparmağınzı areolanın( meme ucunu çevreleyen koyu renkli bölge)1-2 cm  üzerine üzerine koyun, diğer parmaklarınızı da göğsünüzü alttan desteklemek için kullanın. Parmaklarınızın areolaya dokunmamasına dikkat edin.

-      Göğüs ucunuzu bebeğin alt dudağına değdirerek ağzını açmasını sağlayın. Ağzını açar açmaz ağzını göğsünüze yaklaştırarak tüm areolayı kavramasını sağlayın. Süt areolanın arkasında depolandığından bebeğin ağzı tüm araolayı kavramalıdır. Sadece meme ucunu alırsa süt gelmeyebilir ve göğüs ucunuz acır. Bebeğin burun ucu ve çenesi göğsünüze değmelidir. Sabırlı olun tam yakalama sağlamak için bir çok kez denemeniz gerekebilir.

-      Emzirme normalde ağrılı veya memeyi acıtan bir olay değildir.

 

Emzirme pozisyonları:

 

Kucak pozisyonu

Bebeği kucağınıza koyduğunuz yastığın üzerine yatırın.        

Başını kolunuzun kıvrımına yaslayarak poposunu elinizle

destekleyin ve karnını kendi karnınıza doğru çevirin ki yüzü göğsünüze doğru dönsün.

Ters kucak pozisyonu

Bu pozisyon bebeğin başını daha iyi kontrol etmenizi ve göğsünüze daha kolay yaklaştırmanızı sağlar. Bebeğin karnını karnınıza çevirin ve elinizle başını, ensesini ve omuzlarını kavrayın. Diğer elinizle de göğsünüzü tutun. Bebek meme ucunu tam kavrayınca, ellerinizi yukarıdaki pozisyona geçirebilirsiniz.

 

Koltuk altı pozisyonu

Bu pozisyon özellikle sezeryandan sonra dikişleriniz iyileşene kadar kullanmak isteyeceğiniz bir pozisyondur. Ayrıca ikizleri de iki taraflı emzirmek için de kullanılabilir. Yine koltuğunuzun altına yastık yerleştirerek bebeği ve kolunuzu destekleyiniz. Bebeğin vucudunu kotuğunuzun altına yerleştirerek başını ve ensesini elinizle destekleyin. Ayakları ve poposu arkanıza bakmalıdır. Diğer elinizi de göğsünüzü desteklemek için kullanın.Göğsünüzü bebeğe yaklaştırmak yerine, bebeği göğsünüze yaklaştırıp göğüs ucunuzu kavramasını sağlayın

 

Yatarak emzirme pozisyonu

Bir yastığı başınızın altına, diğerini de bebeğin altına koyun. Bebeği, karnı sizin karnınıza değecek şekilde yan yatırın.  Gerekirse iki yastıkla destekleyip ağzı tam göğüs ucunuzun önünde olacak şekilde yatırın. Bir elinizle de göğsünüzü destekleyin. Bu pozisyonda sezeryan dan sonra tercih edilebilir.

 

Bebeği memeden nasıl ayıracaksınız?

Emzirme bittikten sonra bebeğiniz eğer kendisi göğüsten ayrılmıyorsa göğüsten ayırmak için parmağınızla ağzının köşesineden göğsünüze doğru bastırın. Eğer hala memeyi yakalamışken göğsünüzü çekerseniz ğöğüs ucunuz acıyabilir.

 

Ne kadar süre ve sıklıkla emzireceksiniz?

Anne sütü çabuk sindirilir ve bebeğinizin mide kapasitesi küçüktür. İki günlük olduğunda günde yaklaşık 8-10 kez emer buda her 2-3 saate karşılık gelir. Bebeğinizi her emmek istediğinde emzirin. Açlıklarını ağızlarıyla aranarak ve hareketlerini arttırarak gösterirler. Ağlama genelde en son belirtidir.

Eğer bebeğiniz 1-2 emme hareketinden sonra yutkunuyorsa süt alıyor demektir. Emmesini bitirene ve uyuyana kadar göğsünüzde kalabilir. 5-7 günlükten itibaren bir göğüste 20 dakika kalırlar. Yutması bitene kadar aynı göğüste kalmasını sağlayın, daha sonra gazını çıkartın ve diğer göğüse geçirin.

 

Sütünüzün yeterli olduğunu nasıl anlayacaksınız?

-      Bebeğiniz günde 6-8 kez bezini ıslatıyorsa,

-      Günde 2 veya daha fazla hardal sarısı cıvık ve pürtüklü kaka yapıyorsa,

-      Emdikten ve gazını çıkardıktan sonra sakinleşip uyuyorsa

-      Aktifse ve sesli ağlıyorsa yeterince anne sütü alıyor demektir. 

 

Göğüs ucunuzun yara olmaması için neler yapmalısınız?

Yapılan çalışmalar göstermiştir ki, bebeğin anne göğüs ucunu alış şekli göğüs ucu yara oluşmasını en fazla etkileyen faktördür. İlk 1-2 haftada hafif acı ve yanma hissetmeniz normaldir . Eğer bebek emmeye başladıktan sonra göğüs uçlarınızda ağrı hissediyorsanız bebeği memeden çekip vucut pozisyonunu ayarlayarak ağzını açıp göğüs ucunuzu dilinin üstüne ve damağına değdirerek tekrar deneyin.

Emzirmeden sonra 1-2 damla sütü meme uçlarına sürün ve açık bırakarak kurutun. Göğüs uçlarında çatlama, kanama ve sürekli ağrı olması normal değildir. Bu problemleriniz oluyorsa mutlaka bebek doktoruzla temasa geçin.

 

Göğüslerinizde süt birikirse ne yapmalısınız?

Doğumdan sonraki 2.-3. günde göğüslerinizdeki süt artacaktır ve doluluk hissedeceksiniz. Bu dolgunluk hissi genelde 2-3 gün surer ve göğüslerinizde aşırı gerginlik  ve ağrı hissedebilirsiniz.

Bu durumda yapmanız gerekenler şunlardır:

-      Bebeğin göğüsünüzün ucunu koyu renk kısmıyla beraber  ağzının içine alıp almadığını kontrol edin. Sadece meme ucunu alıyorsa göğsü tam boşaltamayabilir.

-      Bebeğinizi her 1-3 saate bir sık aralıklarla besleyin.

-      Bebek emmekte zorlanıyorsa  emzirmeden önce anne sütü sağılarak göğüsler bir miktar boşaltılabilir böylece göğüs ucu da daha çok belirginleşir.

-      Emzirmeden önce ağrılı göğsün üzerine ılık kompres, emzirdikten sonra hala dolgunluk ve ağrı varsa soğuk kompres uygulayın

-      Bebeğinizi sakin ve stressiz bir ortamda emzirin, rahatlamak için müzik dinlemeyi deneyin. Emzirme aralarını dinlenmeye ayırın.

 

Eğer yukarıdakileri denedikten sonra halen göğüslerinizdeki şişlik aynıysa, kızarıklık varsa mutlaka doktorunuza danışın.

 

Emziren annelerin dikkat etmesi gereken noktalar

Dengeli beslenmeye ve günde yaklaşık 4 lt sıvı alımına dikkat etmelisiniz.

Emzirirken taze meyve suyu veya süt gibi besleyici bir içecek alabilirsiniz.

Hamilelik sırasında aldığınız prenatal vitaminlere emzirdiğiniz sürece  devam edin.

Bebeğinizi bir emzirme rutinine koymayı beklemeyin. Bebekler genellikle 6-8 haftada kendi rutinlerini oturturlar. Unutmayın ki bebek emdikçe, süt yapımı da artmaktadır.

Bebekler hızlı büyüme dönemlerinde daha çok emmek isterler (genellikle 2-3 hafta, 6 hafta ve 3. ayda)

Doktorunuz önermediği sürece bebeğe su, şekerli su veya mama vermeye hiç gerek yoktur. İlk 6 ay anne sütü bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılamaya yeter.

Bebeğinizin veya sizin hasta olduğunuzu  hissettiğinizde ilaç kullanmadan önce mutlaka doktorunuzu arayın.

 

Sağılmış anne sütünü nasıl saklayabilirsiniz?

50-100cc sağılmış anne sütünü temiz bir kap veya süt saklama poşetine koyun. Donarken süt genişleyebileceğinden, tepeleme doldurmayın. Tüm torbalara mutlaka tarih ve miktar yazın. Sütü derin dondurucunun kapağına değil, en

soğuk noktasına koyun.

 

Güvenli süt saklama koşulları

Odanın serin bir yerinde 6-8 saat

Buzdolabının rafında 72 saat (3 gün)

Buzdolabının buzluğunda 2 hafta-2 ay arası

Derin dondurucuda 6 ay

 

 

Her zaman önce en eski tarihli sütü kullanın.

Dondurulmuş anne sütünün eritilmesi ve ısıtılması

Sakladığınız anne sütünü kesinlikle ocağın üstüne veya mikrodalga fırına koymayın. Bu sütün proteinini bozar ve sütün içinde oluşan sıcak noktalar bebeğinizin ağzını yakabilir. Süt poşetini bir kaba koyduğunuz ılık suyun içine ağzı dışarda kalacak şekilde batırarak çözülmesini sağlayın (ben-mari usulü) ve salladıktan sonra sıcaklığını kontrol ederek bebeğinize verin.

UNUTMAYIN: Çözülmüş süt kullanılana kadar buzdolabında saklanmalıdır ve 24 saat içinde kullanılmalıdır. Bebeğinizi besledikten sonra sütün arta kalanını atın.

 

Emziren anneler ne hisseder?

 

Emzirme, manevi bir baskı gibi üzerinize çökmesin! Çünkü baskı sizi başarısızlığa götürebilir. Neden bir annenin doğumdan sonra yaşadığı, en doğal ve en güzel olaydan mahrum kalasınız?

 

EMZİRMEYİ SEVİYORUM

 

Doğumdan sonraki ilk gecemi, henüz doğan, çikolata rengindeki oğlumla geçirdim. Kız kardeşim, teninin çilek gibi pembe olduğunu ve kahverengi saçlarının tüy gibi olduğunu söyledi. Mızmızlanmaları dinledik ve odadaki diğer kişilerin sessiz olmasını istedik. Konsantre olmalıydım çünkü ilk kez emzirmeye çalıştım. Ailem ve arkadaşlarım emzirme konusunda beni teşvik etmiyorlardı. Fakat ben istekli ve kararlıydım. Eve gitmeden önce doğum yardımcım bana: “Emzirmeyi sakın kesme!” dedi.

 

Aradan 5 ay geçmişti ve beni destekleyen doğum danışmanımı düşünüyor, ona daha çok hak veriyordum. Söyledikleri ile beni cesaretlendirdiği ve bana ilham verdiği için ona tüm kalbimle minnettardım. Çünkü mümkün olduğu kadar bebeğimi emzirdiğim, onu anne sütü ile beslediğim için çok mutluydum.

 

Emzirme konusunda uzmanların görüşlerini dinlemek, onlardan yardım almak, emziren bir anneyi olumlu yönde etkiliyor. Bebeğim de ben de emzirme döneminde, ağrısız sızısız, huzur veren bir süre geçirdik. Emzirme anları belki de birbirimize en yakın olduğumuz anlar, birbirimizi anlamaya başladığımız, onun sizi tanımaya başladığı dönem… İlk başlarda bir tedirginlik vardı ama onun rahatlamış bedenini hissettikçe, endişelerim yavaş yavaş kayboluyordu. Onun sevimli ifadesi, bilinçli ve minnettar bakar gözleri beni daha da mutlu ediyordu. Her sabah onu emzirdiğimde, beraber bir meditasyon yapıyorduk sanki. Tam aydınlanmamış bir gökyüzü ve kısık bir şekilde çıkan sesim eşlik ediyordu bize. Meditasyon gibiydi çünkü emzirmek diğer sıkıntılarımı da yatıştırıyordu.

 

Anne sütünün ne kadar faydalı olduğunu biliyorum, onu en sağlıklı şekilde beslediğimin farkındayım. Elbette bütün hastalıklardan koruyamayacağımı biliyorum ama en azından bağışıklık sistemini güçlendirdiğimi bilmek bana güven veriyor. Kendi sağlığım için de emzirmenin ne kadar sağlıklı olduğunu düşünerek kendimi iyi hissediyorum. Annem meme kanseriydi ve bu; ‘ben de aynı problemle karşılaşır mıyım?’ düşüncesini akla getiriyor, beni korkutuyordu. Çünkü son dönemlerde bu hastalıkla sık sık karşılaşılıyor. Hiçbir zaman emzirmekten kaçınmıyorum ve meme kanseri riskini uzaklaştırdığıma inanıyorum.

 

Ve tabi emzirme iznim bitiyor ve ben işe geri dönüyorum. Evde çalışan eşimin ve bebek bakıcısının bebeğimi benden daha çok görmeleri sinirimi bozuyor. Tek güzel yanı, onun değerini bir kez daha anlamamı sağlıyor ve her gün bu bağ, sevgi biraz daha artıyor sanki. Aslına bakarsanız, emzirmek onun için yapabildiğim tek şey. Ben de ona daha fazla şey vermek için çalışıp, diğer sorumluluklarımı yerine getirirken, o da benim sütümle beslenip, büyüyor.

 

Eve vardığımda ilk işim onu kucağıma alıp emzirmek oluyor. Hatta itiraf etmeliyim ki, eve geldiğimde bakıcının biberonla onu beslendiğini görünce suratım asılıyor. Bir keresinde, hastanedeki ilk tecrübesiz gecemde, onu karanlıkta emzirmiştim. Şimdiyse ışıkları kısıyorum ve duvardaki minik yıldızlar parlarken onu emziriyorum. Çok da güzel besleniyor ve büyüyor ve biz gün geçtikçe yeni şeyler öğreniyoruz. Emzirmek, birlikte yaptığımız en çok şey!

 

Bebeğiniz ve sizin için

 

Bebeğinizi beslerken bir yandan da kendinizi beslenmeyi ihmal etmeyin. Çünkü siz ne kadar dengeli ve düzenli beslenirseniz, onun beslenip büyümesi için o kadar yararlı olur.

                                            

Bir günde extra 500 kalori alın. Anne sütü elde etmek için bir annenin ihtiyacı olan ortalama miktar budur. Ancak hedefi yakalamak için besin değeri düşük gıdalarla 500 kaloriyi tamamlamaya çalışmayın.

 

400 mcg folik asit alın. Çünkü bebeğinizi emzirirken ihtiyacınız olanı kolayca kaybedebilirsiniz. Yeterli miktarda et, tahıl, meyve ve sebze yediğinizden emin olun. Böylece kaybettiğiniz besin ihtiyacının yerini doldurabilirsiniz. Ne gibi takviyeler alıp almamanız gerektiğini doktorunuza danışın.

 

1200 mg kalsiyum alın. Bu mineral, anne sütünün ihtiyacı olduğu en önemli içeriği karşılar. Eğer bir takviyeyle yeterli miktarda kalsiyum alıyorsanız, yeni bir diyet listesi hazırlayın; fazlasını almamak için az yağlı ve yeşil yapraklı besinler yiyin.

 

Sıvı alımını artırın. Unutmayın, bebeğinizin anne sütünden karşıladığı ekstra suya ihtiyacı vardır.

 

EMZİRMEYİ SEVMİYORUM

 

Çocuğunuzu emzirmeyi sevmiyorsanız bu size zorlu bir görev gibi görünecektir. Hatta bebeğinizi sevmediğinizi düşünebilir, annelik yapamayacağınız hissine kapılabilirsiniz. Bu durum insanlarda, normal gitmeyen bir şeylerin olduğu düşüncesini oluşturabilir.

İtiraf etmeliyim ki iki oğlumu da emzirirken hiç keyif almadım. Göğüslerim o kadar irileşmişti ki ama bir ay emzirdikten sonra yine eski hallerine geldiler.

 

Doğru şekilde emzirdiğimizde, ağrılı ve acılı bir durum olmadığını söyleyen kitapları okusam da hiçbiri bana yardımcı olmadı. Belki de doktorum bana doğru emzirme tekniğini göstermesi gerekiyordu. Emzirmek benim için sadece sütün boşaltılmasından ibaretti. Ancak tıbbi bir yöntem aldığınızda, bunun dinlendirici ve rahatlatıcı günlük bir aktivite olduğunu söyleyebilirsiniz.

 

Emzirirken, o duyguyu hissetmeye çalıştım. Ancak alıştığım düzenin dışında bazı değişimler oldu hayatımda. Eşim uyurken ben uyuyamıyordum. 7 gün 24 saat onunla ilgilenmek zorundaydım. Hayatımıza bir bebek girmesini çok istedim ve onu çok seviyorum ama her şeye rağmen, yorulduğumu gizleyemem. Bebeğim gayet uslu dururken kimse onu kucağına almaktan kaçınmıyor. Ancak mızmızlanmaya başladığı anda bana geri veriyorlar.

 

Emzirmek yalnız yapılabilen bir durum. Evdeyken ailemin ya da arkadaşlarımın yanında göğsümü açıp, onu emzirmek beni rahatsız ediyor. Öyle ki toplum da bunu çok normal karşılamasa da, emzirmenin önemli olduğunu düşünerek size saygı duyuyor, saygılı olmak zorunda olduğunu düşünüyor belki de.

 

Her şeye rağmen, ikinci kez anne olsaydım, yine bebeğimi emzirirdim. Bunun çılgınca olduğunu biliyorum ama sağlık söz konusu olduğunda ki vicdanım da el vermeyeceğinden onu emzire bileceğimi biliyorum. Çünkü anladım ki emzirme annelerin çocukları için yapabileceği pek çok şeyden biri. Bezini değiştirmek, uykusuz kalmak ve onu en iyi okullara yollamak için çalışmak sayılabilecek diğer sorumluluklardan birkaçı. Elbette bunları severek yapıyoruz. Çünkü onların varlığı bile, onlar için yaptıklarımı sevmeye yetiyor.

 

Acıyan göğüsler için

Bebekler emerken annelerin meme ucunu acıtabilirler. Bunun için annelik deneyimini ilk kez yaşayanlar için emzirirken acı duymak anormal bir durum değil. Bu acıyı en aza indirmek için yapmanız gerekenler şöyle sıralayabiliriz.

 

Ø  Meme ucu kremi kullanarak, göğüs uçlarınızı nemlendirmek çatlakları giderecektir.

 

Annelerin yorumu: Doğumdan önce önlem almak için krem kullanmaya başladım ve faydasını gördüm. Böylece ilk günden kolayca emzirmemi de sağladı.

 

Ø  Jel göğüs pedlerini kullanmadan önce buzlukta bekletin. Hissedeceğiniz soğukluk, rahatlatıcı bir etki de gösterecektir.

 

Annelerin yorumu: Göğüs pedleri için hayat kurtarıcı diyebilirim. Tüm gün boyunca sutyenime yerleştiriyorum.

 

Ø  Yeni bir pozisyon için doktorunuza danışın. Ebeler ya da yardımcılarınız da ideal pozisyonu bulmanızda size yardımcı olabilir.

 

Annelerin yorumu: Ebelere danışmanın faydasını daha iyi anladım. Yeterli emziremediğimi düşünürken, tavsiye edilen pozisyon işimize yaradı.

 

Bu püf noktalar da acınızı dindirmiyorsa, meme iltihabı ya da apse gibi problemler karşılaşma ihtimalini göz önünde bulundurarak doktorunuza danışmanızda fayda var.

 

EMZİREMEDİM

 

Yeni anne olmuştum. Arkadaşım, o önemli soruyu sordu: “Emziriyor musun?”

Emzirmem gerektiğini biliyordum. Haftalar önce, marketteki kasiyer dahil herkes aynı şeyi söylemişti ama ben cevap verememiştim. Emzirme danışmanımın da uyarıları üzerine bir şeyler yapmam gerektiğini düşünüp, sütümü artırmak için garip tatlarda bitkisel ilaçlar almaya başladım. Ne kadar yorulduğumu bilmesine ihtiyacım vardı. Vazgeçen, pes eden bir anne olmak istemedim. Beslenme uzmanına gittim ve nasıl yapabileceğimi danıştım. Emzirmenin faydalarını öğrenmek için bir kursa katıldım. Öğrendiklerimi harfi harfine yerine getirmeseydim, bunu başarıp başaramayacağımı hiç göremeyecektim.

 

İlk zamanlarda oğlumu kontrol edemiyordum, emzirmek kabusa dönüyordu hatta boks maçını aratmıyordu diyebilirim. Emzirmek için ikimiz de boğuşuyorduk. Emmesi için uğraşırken, eşim onun kıpır kıpır, durmayan ayaklarını kontrol etmeye çalışıyordu. Tam şimdi durdu diyorduk ama çok uzun sürmüyordu ve birkaç dakika sonra hareketlenmeye başlıyordu. Tabii sinirlerim bozuluyordu, bir yandan onu emzirmenin yolunu ararken bir yandan ağlıyordum. Hep onu nasıl emzirebileceğimi, ne şekilde bunun üstesinden gelebileceğimi düşündüm. Eğer oğlum için bir şey yapamadıysam bir daha hiç yapamayacağım kanısına vardım. Oğlum benden uzak mı kalacak korkusu bürümüştü beni. Danışmanımla problemimi paylaştım ancak beklentilerimi yine de karşılayamadım. Sorunun ben de olduğunu düşündükçe hiçbir çözümün işe yaramayacağını düşünmeye başlamıştım. Bana iyi gelen, moralimi yerine getiren en güzel söz, danışmanımın; “Emziremesen de, hala iyi bir anne olduğunu bilmelisin,” demesiydi. Sanırım ihtiyacım olan cümle buydu. Kullandığım ilaçların hepsini lavabonun içine döktüm ve kendimi suçlamaktan vazgeçtim. Şimdi emziremediğimi bilsem de, ‘neden yapamıyorum’ düşüncesinin içinde kaybolmuyorum. Çünkü cevabını hala bilmiyorum. Bendeki bu sorunu çözemedim. Gayret göstersem de olmuyor ve ben çabalarımın boşa çıktığını gördükçe daha da çok üzülüyordum belki de böyle davrandığımda bebeğimi kötü etkiliyordum. ‘Daha fazla çabaya ihtiyacım yok, kendimi kabahatli hissetmiyorum,’ dedim. Kendimi rahatlatmak için konuşmaya devem ettim: “İyi bir anneyim çünkü oğlum için çabaladığımı ve başarısız da olsam kendim için doğru olanı yaparak onun için de en iyi olanı seçtiğimi biliyorum.”

 

Soru: Emziremesem de bebeğimle bir bağ kurabilecek miyim?

Cevap: Evet. Annenin, yeni doğan bebeğiyle emzirme ile kontak kurduğunu duymuşsunuzdur. Fakat sütünüz az gelebilir. Bu durumu da bebeğinizle aranıza giren bir engel gibi görmeyin. Bebeğinizle aranızda güzel bir bağ kurmak biraz da sizin elinizde. Ona sık sık masaj yapın. Emzirirken uzun uzun gözlerine bakın. Gözlerini kocaman açıp, sizi anlayan gözlerle seyredecektir sizi. Sizi gören babanın bu güzel anı kıskandığına bile şahit olabilirsiniz. Aranıza onu da alın, hatta siz emzirirken, o da bebeğinize masaj yapabilir.

Kaynak: Parents Dergisi

Paylaştığı bilgiler için Parents Dergisi Genel Yayın Yönetmeni 

Nora Romi'ye çok teşekkür ederiz.


Emzirme Semineri

İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bölümünden Hemşire Nilüfer Doğan ve Nevin Yıldız emzirme ile ilgili bilgiler verdi ve sorularımızı cevapladı.

Deneyimlerine göre annelerin %99'u doğumdan sonra bebeklerini emzirmek istiyor. Fakat başladıktan sonra erkenden kesiyor ya da 6 aydan sonra bitiriyor. Sonuçta rakamlara bakıldığında anne sütü ile beslenen bebeklerin oranı yüzde 1.3’e düşmüş durumda. (Ki biz de Emzirme Reformu gönüllüleri olarak bu oranı arttırmak için çabalıyoruz.)

Hemşirelerimizin gözlemine göre annelerin genelinde “sütüm yetecek mi” kaygısı var. Oysa ki annelerin ikiz bebekleri olduğunda bile çok rahat emzirebiliyorlar. Emzirebilmede en önemli faktörün doğru teknik olduğunu belirtiyorlar.

Doğru teknik nedir?

Emzirme esnasında memedeki kahverengi kısım tamamıyla bebeğin ağzında olmalıdır. Bebek anneye paralel durmalıdır ve anneye doğru bakmalıdır. Bebek memeyi alttan yakalamalıdır.

Biz seminer boyunca Emziren Anneler Grubu içinde çok sık karşılaştığımız soruları hemşirelerimize sorduk. Aldığımız cevapları aşağıda görebilirsiniz.

1) Emzirme sıklığı ne olmalıdır?

Emzirme sıklığı günde 8 kereyi geçmemelidir.

2) Aylara göre emzirme süresi değişir mi?

Bazı bebekler 7-8 dakikada memedeki sütü boşaltırken bazı bebekler daha tembel olur ve emme süreleri 25 dakikayı bulabilir. Emme süresi 5 dakikadan az 30 dakikadan fazla ise emzirmede sorun var diyebiliriz.

Sütü sağarak vermede: Bebeğe verilen süt miktarı her bebeğe göre değişir. Bizden örnek alırsak bazı gün çok aç oluruz, bazı gün daha az aç oluruz. Bebeklerde de durum böyledir. Bir bebeğin ihtiyacı olan süt miktarı kilosuyla 20-30mm’yi çarparak bulunur. Örneğin 6 kg ağırlığında bir bebeğin süt ihtiyacı 120-180ml’dir.

3) Sütün artması için ne yapılabilir:

Sütün artması için sağılması çok önemli. Süt çekilmezse beyin “süt üretimini durdur” mesajı gönderir ve süt gittikçe kesilir. Ayrıca yorgunluk süt üretimini çok etkiler dolayısıyla süt veren annelerin yeterince dinlenmesi çok önemlidir.  Annenin kendine güvenmesi ve stres olmaması çok önemlidir. Mutlu annenin bebeği bebeği de mutlu eder.

4) Emzirirken ilaç, sigara ve kahve/çay kullanımı nasıl olmalıdır?

Sigara içince zararlı maddeler süt yoluyla bebeğe geçiyor. Çok bağımlı anneler emzirmeyi bırakmaktansa günde en fazla 5-6 adedi geçmemelidirler. Antihistaminik ilaçlar, ağrı kesiciler, doğum kontrol hapları anne sütünü azaltır. Kahve ve çay tüketimi günde 1-2 bardağı geçmemelidir.

5) Anne sütünü arttırmak için neler yapılabilir?

Su, dereotu, rezene, malt içeceği, kuşkonmaz, çemenotu gibi anne sütünü arttırdığına inanılan pek çok besin ve sıvı var. Fakat en önemlisi annenin sütü olacağına inanmasıdır. (1 gruba anne sütünü arttırdığı düşünülen bir sıvı, bir gruba da aynı sıvı verileceği söylenmesine ragmen tuzlu su verilmiş, tuzlu su verilen grubun süt üretiminin artışı diğer grupla aynı olmuş.)

Anne sütü arttıran çay karışımlarından günde 3 bardaktan fazla içilmemelidir.

6) Emzirme döneminde beslenme nasıl olmalıdır?

Emziren annelerin genelde süt yapsın diye çok miktarda yediği ürünler arasında et, tatlı, pekmez, bulgur pilavı, yeşil renkli sebzeler sayılabilir.

Önemli : Hamilelik döneminde alınan demir ve vitamin takviyesine emzirirken de devam edilmelidir. D vitamini takviyesi de önerilmektedir. Kalsiyum konusunda annelerde hep soru işareti oluyor, bebek annenin kalsiyumunu alıyor mu diye ama böyle bir durum söz konusu değil.

7) Emzirirken spor yapılabilir mi ?

Evet, emzirirken spor yapmanın bir zararı yoktur, anneyi mutlu ettiği için sütü arttırıcı etkisi bile olur.

8 ) Anne sütü ek gıdalarda kullanılır mı?

Anne sütü kahvaltıya karıştırılıyor ya da yoğurt yapılıyor. Depolanmış anne sütü ek gıdaların içine katılabilir fakat dikkat edilmesi gereken nokta anne sütü direkt ısıtılmamalıdır veya mikrodalga fırında ısıtılmamalıdır.

9) Bebeklerde kilo alımı nasıl olmalıdır?

Her bebeğin kilo alımı farklıdır. Bir bebeğin sağlıklı olduğunun göstergesi ayda en az 500 gr almasıdır. Almıyorsa doktora danışılmalıdır. Gizli seyreden idrar yolları enfeksiyonu gibi rahatsızlıklar olabilir ve bebeğin kilo alımı etkilenebilir.

Anne sütünün kalitesinin arttırılması için ve bebeğin kilo arttırımını arttırması için çok kalorili yiyeceklerin yenmesinin anne sütüne bir etkisi yoktur.

10) Meme ucu sorunları 

Meme çatlağı : Doğru teknik uygulanırsa ve memenin kahverengi kısmı bebeğin ağzına yerleştirilirse meme çatlağı olasılığı düşer.

Emzirme sorunlarının minimuma indirilmesi için doğumdan itibaren anneye emzirme danışmanlığı desteği verilmelidir.

Memeyi durmadan silmemek gerekir. Meme ucunda sivilcemsi yapılar vardır, bu bölgeden gelen sıvı memeyi korumak içindir. Ayrıca bu sivilcemsi yapılar bebeğin memeye yerleşmesini sağlar, salgılanan sıvı ile bebek koku alır ve emme refleksi başlar.

Emziren annenin günde 1 kez ılık duş alması yeterlidir. Duş almamışsa 1 kez ılık suyla ya da anne sütüyle gögüs uçları silinebilir.

11) Mastit neden olur, ne yapılmalıdır?

Memeyi tam boşaltmama durumu mastite neden olur. Tedavi için önce ılık kompresle meme yumuşatılır. Memeyi elle ya da pompayla biraz sağdıktan sonra biraz boşalınca bebeğe verilir. Meme tamamen boşaldıktan sonra soğuk kompres yapılır ve bu tekrar süt dolması engellenir.  İyileşme sürecinde bol istirahat ve ağrı kesiciler etkili olur. Düzelmediği taktirde doktora başvurulur.

12) Memeden kesme nasıl yapılmalıdır?

1 yaş sonrası ek gıdalarla birlikte anne sütü verilmeye devam edilmelidir.

2 -3 yaşa kadar anne sütü verilmeye devam edilebilir. Memeden kesme için en uygun dönem yaz aylarıdır. Her hafta emzirme sıklığı 1 kez azaltılarak bitirilebilir. Eğer bir emzirme koltuğu veya emzirme köşesi varsa o köşe dağıtılabilir.

13) Anne sütü hangi şartlarda saklanmalıdır?

Oda ısısında 6-8 saat (25 derecenın altı olmalı)

Termos çantalarda 24 saat

Buzdolabında 48 saat

Buzluk (-15derece) 2 hafta

Derin dondurucu (-18 derecede) 3-6 ay

İleri teknoloji derin dondurucularda 6ay

Anne sütü paketi açıldığında çok ekşi ve keskin bir koku gelirse bozulmuş demektir. Ama normal hafif kokular normaldir, annenin yediklerine göre anne sütünün kokusu değişebilir. Anne sütü benmari usulu ısıtılarak çözülür. Direkt buzluktan çıkarıp benmari usulu ısıtılınca arta kalan sütü atmak gerekir. Eğer buzluktan buzdolabına indirilip çözülürse 24 saat içinde tüketilebilir.

14) Oksitoksin hormonunun salgılanması için neler yapılabilir?

Babanın anneye yapacağı sırt masajı oksitoksin hormonunu salgılatarak anne sütünü arttırabilir. Bebeğin fotoğrafına bakılması ya da bir eşyasının koklanması da oksitoksin salgılatır. Göğüslere ılık kompres veya fiske vurma da oksitoksin salgılatır.

15) Bebeğin memeyi reddetmesi durumunda ne yapılmalıdır?

Bir bebeğin memeyi reddetmesi gerçek bir reddediş değildir. Bebeğin bir ağrısı veya bir rahatsızlığı olabilir. Bu yalancı reddir. İsteyene kadar emzirmeye yönlendirmeye devam edilmelidir.

16) Sütün yeterli olup olmadığı nasıl anlaşılır?

Anne sütünün yeterli olduğunun en kesin kanıtı bebeğin ayda en az 500 gr kilo almasıdır. Ayrıca bebek günde en az 6-8 kez bezini ıslatıyorsa yeterli miktarda besleniyordur. Bebekler neden memeden yetersiz süt alırlar? Biberon ya da emzik kullanımı, yanlış emzirme tekniği,  meme ucu çatlağı gibi nedenler bebeğin anne sütünü istediği gibi alamamasına neden olabilir.

Anne sütü ilaç kullanımıyla, doğum kontrol hapı kullanımıyla, alkol/sigara kullanımıyla ve yorgunlukla azalır. Annenin psikolojik durumu ve özgüven eksikliği anne sütünü etkileyen en önemli faktördür.

Aşağıdaki faktörler süt yapımını etkilemez

Adet görme, cinsel hayat, sezeryan doğum, erken doğum, çok çocuklu olmak, diyet yapmak.

Hemşirelerimize verdikleri değerli bilgiler için çok teşekkür ediyoruz.

Bol sütlü günler…

Annelerden Sütlü Tarifler

Emzirmek, bebeğini kendi sütüyle beslemek her yeni annenin en büyük isteği. Çünkü anne sütü bir bebeğin alabileceği en değerli besin. Emzirmek mucizevi, doğal ama bir o kadar emek isteyen bir eylem.

Her anne adayı, hamileliği boyunca bebeğini kucağına alacağı, emzireceği günü hevesle bekliyor.  Birçok anne adayı bebeğini doğurduğu andan itibaren emzirmeyi çok olağan bir süreç gibi düşünerek – ki öyledir – birçok kanaldan ulaşabildikleri genel bilgileri okuyor ve kendilerini doğuma ve emzirmeye hazırlıyorlar. Bebeklerine sağlıkla kavuşan annenin emzirme macerası böyle başlıyor. Aslında çok doğal bir süreç olan emzirme, bazen planlandığı ve düşünüldüğü gibi gelişmeyebiliyor. Yeni doğan hemşirelerinin yardımıyla, acemi anne emzirmeye başlıyor. Ve annenin kafasında bir ses baloncuğu : “Peki ama bu iş çok kolay olmayacak mıydı?!  Bebeğimi kucağıma alır almaz emmeyecek miydi? Sütüm foşur foşur gelmeyecek miydi? Bebeğim doyup uyumayacak mıydı? Ve işte gerçek emzirme dönemi an itibariyle başlar. Anne, bebeğiyle hem dünyanın en güzel bağını kurduğu harika anlar yaşar, hem de endişe ve telaşın bir arada olduğu karmaşık bir eylemi başarıyla gerçekleştirmeye çalışır.

LeiLeo’yu yarattığımdan beri, yani bir yan fazladır, emziren annelerle iç içeyim. Yazışıyoruz, görüşüyoruz, Emziren Anneler Grubu 'nda paylaşıyoruz, Emzirme Reformu'nda birlikte çalışıyoruz. Emzirmeyle ilgili çok okudum, Emzirme Rehberi eğitimi aldım, çok şey öğrendim ve paylaştım. Annelerin yaşadıkları  gerçek deneyimlerin en önemli bilgi kaynağı olduğunu ve en faydalı kitaplardan daha çok destek olduğunu gördüm.  Deneyimli Anneler acemi annelerin derdinden anlıyor ve derman oluyor.destek olduğunu fark etmem bana bu deneyimleri bir çatı altında toplama fikrini verdi. "Annelerden Sütlü Tarifler " böyle doğdu. Yeni annelerin emzirmesine destek olmak amacıyla, emzirme deneyimleri ve tavsiyelerini içeren bu tariflerin, annelerin emzirmesine destek olmasını diliyorum. Umarım bu sayede  bebeklerin her damlası altın değerinde olan anne sütüyle beslenmesine benim de bir katkım olur.

Tüm annelerin sütü bol olsun!

Zeynep Ersöz – LeiLeo’nun Annesi, Gönüllü Emzirme Rehberi

İşte Annelerden Sütlü Tarifler:

1/ Bebeğinizi emzirirken hissettiklerinizi 3 kelimeyle anlatabilir misiniz?

Yeşim: Aşkın mucizesini hissetmek. Yani kendinden bir parçayı çoğaltmak, büyütmek, beslemek.

Aslı: Anda olabilme, huzur, bağlılık

Elif: Huzur, tatmin, kudret.

Meltem: Dünya durdu, mucizenin devamı, bir olduk.

Yıldız: Yaşam şimdi kollarımda

2/ Bebeğinizle ıssız bir adada kalsanız sütünüzü arttırmak için yanınıza alacağınız 3 şey ne olurdu?

Su, su, su! (Esra E.)

Su, rezene çayı ve o an beni mutlu edecek herhangi bir şey... Sütün bol olmasının mutlulukla ilgisi var. Ne kadar mutlu ve huzurluysanız sütünüz o kadar bol oluyor. Beni bazen bir şeftali, bazen bir kaşık nutella bazen bir salkım üzüm, bazen bir kase yoğurt vs... mutlu ediyor. Emzirirken istediğiniz herşeyden yemelisiniz. Tabi kararında olmalı. Aksi taktirde emzirme sürecinin sonu baskülde mutlu bitmez.( Devletşah)

Balık, dereotu, sıcak fırın sütlaç (Özlem)

Su, bulgur ve soğan (Latife)

Su, su ve yine su!! Şerbetler, tatlılar vs. bence hepsi gereksiz, tatlı yemenin mantığı bence “çok tatlı ye, için yansın, bol su iç”. Anneler yine normal beslenmelerine devam edip bolca su içsinler (Enhar)

3/ Emzirmeye yeni başlayan annelere ve anne adaylarına altın tavsiyeniz ne olur?

Doğar doğmaz bebeklerini (genel anestezi ile dahi doğum yapmış olsalar) ilk bir saat içinde emzirmeleri. Yapış yapış olsunlar, göğüslerinden indirmesinler mümkünse. Bebeğin kokusu ve muhteşem enerjisi ve sonsuz sevgisi ile hemen geliyor süt. İlk on gün bebeğin uyanmasını beklemeden 2 saatte bir yeniden emzirsinler. İlk 40 gün emme düzenini de unutsunlar.  Zaten ilk 40 gün değişik bir zaman. Anne ve bebek balayında bana göre kırka kadar. Bunu da anneler hiç unutmasınlar. Emzirdikçe rahim toparlıyor, emzirdikçe süt artıyor, emzirdikçe anne kendini iyi hissediyor. Bundan güzel ne olabilir ki? (Yeşim)

Meme boşaldıkça vücut daha çok süt üretiyor. Süt azsa emzirdikten hemen sonra sağsınlar. Memelerinin dolmasını beklemesinler. Kısa bir süre sonra sütleri artar. (Esra S.)

Kendine ve memelerine güven!!! Onlar işini bilir. (Simge Tuğçe)

Ne saate bakın, ne kimseyi dinleyin.  Günde kaç kere, kaç saatte bir diye düşünmeyin.  Yalnızca bebeğinizi izleyin. (Başak)

Her annenin sütü bebeğine yeter, sadece sabırlı olun, bol bol emzirin ve mutsuz olmanıza sebep olacakları mümkünse bu dönemde uzak tutun. (Peri)

Hastaneden çıkmadan bir emzirme danışmanından pratik konusunda yardım istemek. Güvenebilecekleri bir doktora sırtlarını yaslamak. Konuda bilgilendikten sonra iç güdülerini dinlemek ve etraftan gelen baskılara kulak tıkamak.(Elif )

Benim faydasını gördüğüm bir şey var: E vitamini! Doğumdan en az bir ay önce e vitamini kapsülleri ile meme uçlarına masaj yapmak (sert değil, süt üretimini sağlayan oksitosin hormonu aynı zamanda doğum kasılmalarını da başlatır ve sert masajlar uyarı ile oksitosin hormonu salgılayabilir) O bölgedeki cilt dokusunu güçlendirebiliyor. Doktorum işe yaramaz demişti ama bence yaradı. Günde bir kere bir kapsülü paylaştırdım ve yaklaşık 2 ay kala başladım.  Altın tavsiye mi bilmiyorum ancak derinin güçlenmesi daha sonra meme ucu çatlakları için faydalı olabiliyor diye düşünüyorum. (Ayça)

Emziren annelerin deneyimlerini okumalarını tavsiye ederim ilk olarak. Doğumdan hemen sonra herkes size yardımcı olmak adına başınıza üşüşüp sizi daraltabilir, kibarca yalnız kalmak istediğinizi söyleyebilirsiniz. Eğer ilk günlerde sütleri gelmezse pes etmesinler sütün oturması birkaç haftayı bulabiliyor. (Laçin)

4/ Emzirme döneminde yaşadığınız en komik olay neydi?

Zemin kattaki evde balkonda süt sağmak =) (Esra S.)

Emzirme atletini emzirdikten sonra kapatmayı unutmak, balkona öyle çıkmak. (Ayşe)

 İlk aylarda sütüm o kadar güçlü gelirdi ki, kızım yanlışlıkla emmeyi aniden bırakırsa sütüm yüzüne fışkırırdı. Zavallım yalanır dururdu. Çok komik gelirdi bu bana. (Gülderen)

Günde en az 8-10 kere emziren bir anne olarak gitmem gereken düğüne giymeyi planladığım elbisenin , göğüs pedimi tek tarafa koyup öbür taraf için unutmamla rezil olması. Aslında komik değil, trajikomik !!! Yoldan geri dönmüştük. Hormonlarım ve aklım nerdeydi bilemiyorum…(Sena)

Komik olay, ikisi aynı anda meme diye göğsüme yapışıp aynı anda emmek istiyorlar bu oldukça hoş bir olay oluyor. Emerken arada birbirleriyle el ele tutuşuyorlar bu aylarda. (Ceylan)

5/ Emzirmeye başladığınız  andan itibaren en sinir olduğunuz soru neydi, ve şimdiki aklınız olsa nasıl cevap verirdiniz?
Sorudan çok tam emzirmeyi bitirdikten sonra karnındaki gaz nedeniyle mızıldanırken 'bu çocuk aç' diye çevremde dolananlara kızıyorum. Şimdilerde de diş kaşınması nedeniyle eli sürekli ağzında. Haliyle bizimkisi yine aç :) (Devletşah)

Soru değil ama söylenen bazı cümlelere sinir olduğumu hatırlıyorum. İlk günler "sütün yok galiba" denmesi ve sonraki günlerde de yeni emzirdiğim bebeğimin ağlamasını görenlerin "aç bu çocuk" demeleri sinir bozucuydu. O zamanlar cevap vermek yerine moralimi bozup ağladığım oluyordu. Şimdiki aklım olsa, "bebeğim çok güzel kilo alıyor, sütüm ona yetiyor, bu ağlama açlık ağlaması değil" cevabını verirdim. İlk günlerde sütün yok galiba diyenlere de "sütüm var ama siz görmüyorsunuz" demem yeterli olabilirdi belki. O günlerde sakin kalabilmek önemli ama dışardan gelen tepkilere kayıtsız kalmak, moral bozmamak çok da kolay değil. (Latife)

-       Sütün var mı???!!! Soru bir. Hep şu cevabı vermek istemiştim; hayır sütüm yok, var numarası yapıyorum!!! Ama verdiğim cevap hep şu oldu. “Evet çok var.”

-       Hala sütün var mı?! Soru iki. “Evet hem de fışkırıyor” diyordum.

-       Halaaa emziriyor musun?! Soru üç. En çok buna sinir oluyorum. Evet askere kadar emzirmeyi düşünüyorum diyordum =) (Simge Tuğçe)

Annelerden Sütlü Tarifler’in devamını LeiLeo Blog’dan takip edebilirsiniz:  www.leileo.wordpress.com